🦮 Doğum Günü Şiiri Murathan Mungan
810 puan. Kadından Kentler, Murathan Mungan'dan okuduğum üçüncü kitaptı. Yazarımız şiir, hikaye, roman, oyun, senaryo gibi pek çok alanda eserler vermiş oldukça üretken birisi. Mungan'la ilk tanışma kitabım, daha çok çocukluk anılarını kaleme aldığı otobiyografik bir eser olan Harita Metot Defteri'ydi.
Masal Hikayesi. 7 Ocak 2011 Cuma 18:34 tarihinde eklendi. Yüzyıllar önce yüzyıl uyuyan bir prenses varmış, bir büyücünün zulmünün esaretinde kim bilir belki olabilecek bir uyanışı beklemiş yüzyıl boyunca. Her masalın ,her söylencenin uzun uykusunda bir uyanma vakti vardır.Ve o gelmeden girişilen her eylem bir serüven
Bahar Şiiri. Bu sabah mutluluğa aç pencereni DURU BEBEĞİN DOĞUM GÜNÜ. MURATHAN MUNGAN / YENİ YIL MESAJI.
Orhan Veli ve arkadaşlarının şiiri sanat çevrelerinde sevildiği kadar eleştirilmiştir de Şair Murathan Mungan’ın “Bir Garip Orhan Veli” adlı oyunu ilk kez 1981’de, daha sonra da defalarca sahnelenmiş, şiirleri de her dönem ilgi görüp tartışılmıştır.
Murathan Mungan'ın Meskalin adlı kitabının yüz altmış birinci sayfasındaki beşinci cümleyi mırıldanarak okudum: "Sanat acımasızdır, sizden bütün ömrünüzü ister." Cümleyi okur okumaz o türkü geldi aklıma. Ne diyordu; "Bir insan ömrünü neye vermeli? Harcanıp gidiyor ömür dediğin. Yolda kalan da bir yürüyen de bir.
İki Karanın Sultanı, İki Denizin Hakanı, Kâyser-i Rum Fatih Sultan Mehmed’in Hayatı ve Yaptığı Savaşlar. 23/07/2022. Sultan II. Mehmed’in doğum tarihi hususunda muhtelif kaynaklarda değişik bilgiler verilse de, büyük bir ihtimalle 30 Mart 1432 Pazar günü Edirne’de Sultan II. Murad’ın dördüncü oğlu olarak dünyaya
İkiöğretici kalemin doğum günü yureğimin derinlerinde sevdayı temsil ederler. Sadece okumakla sevmedik ,yaşadık onları duygularımızda .. Mesela Attila ilhan'ın
Birdoğum günü pastasının üstüne adını yazdım.. sözleri paul auster sözleri adam fawer sözleri paulo coelho sözleri deli dumrul sözleri murathan
MutfakMurathan Mungan. Mutlu Moskova Andrey Platonov. Müzik Uğruna Ketil Bjornstad. Narla İncire Gazel Bilge Karasu. Ne Kitapsız Ne Kedisiz Bilge Karasu. Ninoçka Svetlana Boym. O Ana Adanmış John Berger. O Sevdiğim Dünya Wadad Makdisi Cortas. Oda, Poster ve Şeylerin Kederi Murathan Mungan.
hoOSods. Yazar MURATHAN MUNGAN kimi tarih der kamu kara zulmüne gövdenin takibi sıradağlar kuşatır orman masal engeli kanlı bereket bilir uzun yola çıplak hüküm Devam Yazar MURATHAN MUNGAN Kanla geçen kalıt o yabancı tehlike bir kara büyü bırakır gibi geçmişime bıraktım şiiri kullanılmayan silah içimdeki ışıklı parça bende kaldı yazıda Devam Yazar MURATHAN MUNGAN Kanla geçen kalıt o yabancı tehlike bir kara büyü bırakır gibi geçmişime bıraktım şiiri kullanılmayan silah içimdeki ışıklı parça bende kaldı yazıda Devam Yazar MURATHAN MUNGAN örünmeyeni görmenin azabı İçimizde durmadan ödediğimiz ne ruhumun ayışığı ne yırtıcı hayvanlarla güreşen yorgun bedenim ihtiyar atlar Devam Yazar MURATHAN MUNGAN örünmeyeni görmenin azabı İçimizde durmadan ödediğimiz ne ruhumun ayışığı ne yırtıcı hayvanlarla güreşen yorgun bedenim ihtiyar atlar Devam Yazar MURATHAN MUNGAN Yere düşürülen bir bıçak sesi Kristali tuzla buz olmuş gözlerinin biliyorum ay kanatıyor ne zaman susak geceyi Devam Yazar MURATHAN MUNGAN Yere düşürülen bir bıçak sesi Kristali tuzla buz olmuş gözlerinin biliyorum ay kanatıyor ne zaman susak geceyi Devam Yazar MURATHAN MUNGAN Ateşin gizini bilen tılsımlı kadınlar gördük orada denizi yatıştırıyorlardı azalan kokusunu yeniliyorlardı otların bir başka zamanla yamıyorlardı günün eksilen yerlerini gece büyümesi sözcükler Devam Yazar MURATHAN MUNGAN Ateşin gizini bilen tılsımlı kadınlar gördük orada denizi yatıştırıyorlardı azalan kokusunu yeniliyorlardı otların bir başka zamanla yamıyorlardı günün eksilen yerlerini gece büyümesi sözcükler Devam Yazar MURATHAN MUNGAN Bir yıldızdık gökyüzünde parlamaya çalışan kenar evren çocuklarıydık. kardeşlerim kadar sevdim seni. Barış kadar Fırat kadar sevdim. terk edildik evrenin her Devam
En Güzel ve Kısa Murathan Mungan Şiirleri Murathan Mungan 21 Nisan 1955 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Mardinli bir ailenin çocuğu olduğu için eserlerinde sıkça Mardin’den bahsetmiştir. Mungan “Sahiyan” isimli şiiri ile birincilik ödülü kazandı. Birçok eser üreten Murathan Mungan, Türk şiirine de çok değerli şiirler kazandırmıştır. Bu içeriğimizde tıpkı Murathan Mungan sözleri içeriğinde olduğu gibi en güzel ve kısa şiirlerini derledik. 1. Kırılgan 2. Gece Nöbeti 3. İstersen Hiç Başlamasın 4. Eskidendi, Çok Eskiden 5. Aşkın Karanlık Metali 6. Adı Dua Olan Sevgilim 7. Ayaküstü Yaşanmış Ölümsüz Aşk Hikayeleri 8. Bu Ne Biçim Hayat 9. Söyle Bana 10. Ateşte Unutulmuş Ferman 11. İzin 12. Sizden Saklı 13. Sis Çanları 14. Kuzeydeki Pencere 15. Göçebe Murathan Mungan Şiirleri; 1. Kırılgan Kırılgan bir çocuğum ben Yüreğim cam kırığı Bütün duygulardan önce Öğrendim ayrılığı Saldırgan diyorlar bana Oysa kırılganım ben Gözyaşlarım mücevher Saklıyorum herkesten Ürküyorlar gözümdeki ateşten Ürküyorlar dilimdeki zehirden Ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözükara cesaretimden Diyorlar Bir yanı sarp bir uçurum, Bir yanı çılgın dağ doruğu. Oysa böyle yapmasam ben Nasıl korurum içimdeki çocuğu? Bir yanım çılgın nar ağacı Bir yanım buz sarayı. 2. Gece Nöbeti erin nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da artık daha az seviyorum seni unutur gibi, ölür gibi daha az yeniden ödetiyorum kendime onca aşkın öğretemediğini kolay değildi yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben kaç acı birden imtihan etti beni bir tek gece vardır insanın hayatında ömür boyu sürer nöbeti bu da öyleydi, iyi ol, sağ ol, uzak ol ama bir daha görme beni. 3. İstersen Hiç Başlamasın İstersen hiç başlamasın Bu hikaye eksik kalsın Onca yaraların ardından Yeni bir aşk yaratamazsın Örselenmiş bir çocukluk İşte benim bütün hikayem Kaç sevda geçse de yüreğimden Bu yıkıntıları onaramazsın İstersen hiç başlamasın Geç kalmışız birbirimize Yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl Dönemeyiz artık ilk gençliğimize İstersen hiç başlamasın Söz verelim kendimize. 4. Eskidendi, Çok Eskiden Hani erken inerdi karanlık, Hani yağmur yağardı inceden, Hani okuldan, işten dönerken, Işıklar yanardı evlerde, Eskidendi, çok eskiden. Hani ay herkese gülümserken, Mevsimler kimseyi dinlemezken... Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken, Eskidendi, çok eskiden. Hani hepimiz arkadaşken, Hani oyunlar tükenmemişken, Henüz kimse bize ihanet etmemiş, Biz kimseyi aldatmamışken, Eskidendi, çok eskiden. Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken, Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden, Daha biz kimseye küsmemiş, Daha kimse ölmemişken, Eskidendi, çok eskiden. Şimdi ay usul, yıldızlar eski Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden Geçen geçti, Geçen geçti, Geceyi söndür kalbim Geceler de gençlik gibi eskidendi Şimdi uykusuzluk vakti. Karanlıkta duruyorum aşk vurmasın yüzüme dokunmasın kimse bana kimse ulaşamasin artık tenimin incinen yerlerine... uyanmasın bir daha etimdeki yaralı hayvan zamanın siyah deltasında çürümek istiyorum biliyorum artık kimse yok kimsesizliğime... biliyorum aşka kimse yok aşkın karanlık metali soğuyor yüreğimin derinliklerinde... aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım dağılıp gitti herkes içimi sızlatacak kimse kalmadı içimde... 6. Adı Dua Olan Sevgilim Yedi rekât günah kıldım bedeninde Dizlerinde yedi zikir secdeye vardım İhmalin uzak meleğine teninde aldandım Yapayalnızdım kendi kalabalığım içinde Tarih kadar yalnız, aşka âşina, acıya unutkandım Er yüzlerde tavaf ettim bunca yıl kalb evini Kırk yemin kurutmuştur sanırken içimin pınarlarını İnanmadığım Allah'a Senin yüzünde inandım Adı dua olan sevgilim Yandım yandım yandım Sessizliğe borcum var birkaç kelime, Sessizliğe borcum var birkaç feryat, Sessizliğe borcum var birkaç çığlık, Sustum, yıllarca sustum kan içinde Ödeyemedim borcumu onca şiirle Adı dua olan sevgilim Yandı ruhumun gömleği Yedi deryalar içinde Aştım aştım aştım Aslında sen yoktun Yalnızca bir duayı sevdim ben Varlığın yalanımdı Aşktım aşktın aşktı Geçti gitti hepsi Geçti gitti işte Dudaklarım kilitli Yasin yasin yasin Çok şükür ölmeden Son duamı ettim ben Allah beni tek etti Kendi dağımı kazdım defterime Gün geldi burdan da gittim 7. Ayaküstü Yaşanmış Ölümsüz Aşk Hikayeleri 1. bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum, bildiğim ancak aşıkken var olduğum... işte bu yüzden, benim için aşık olmak; çoktandır hasretine katlandığım yokluğum. 'eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, ' demiş La Rochefoucauld benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum... 2. her durakta ölümsüz bir aşk edineceğim bir bakıştan, bir duruştan, çağrışımın sonsuz hızından unutulmaz bir sevgili daha bırakacağım ardımda. belki de yaşanabilecek en güzel serüveni terk edeceğim daha otobüsün ilk basamağında. kim bilebilir ki? sonrayı, sonrasını kim bilebilir? gizli gizli veda edeceğim ona; görmeyecek ve bu duyguyla burkulmuş yüreğim otobüs camına bağrında bir ok ile bir aşk levhası çizecek, ah min-el! bu da ötekiler gibi, kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden yaşayıp gidecek.. 8. Bu Ne Biçim Hayat Bu ne biçim Postacı Üç defa çalıyor kapıyı Bu ne biçim kel Hem merhemi var Hem sürmüyor başına Bu ne biçim biçimler İstediğiniz kadar çoğaltılabilir Memleket çok müsait buna Örneğin yeni bir komşu taşındı karşıya Bir baktım Fahriye Abla! Kırk yıllık bir rötar yapmış Erzincan Treni Ben gelmişim şu yaşıma O ise şiirdeki yaşından gün almamış daha Benimki ne biçim hayat Uymuyor ne gördüklerime ne duyduklarıma ne okuduklarıma Ben ne biçim benim Ne kendime benziyorum Ne başkalarına 9. Söyle Bana Her takvime üç beş ömür bahtımızın bilmecesini bölüştürdük çabuk düşen yapraklara her sey niye bu kadar çok zaman alıyor? niye? ne çabuk geldik bu soruyu derin bir iç sızısıyla soracak yaşa ölüm karşısında kazanılabakış derinliği niye yitirildi yaşamda? Eski bir fotoğrafa bakıyordum Bu sorular beni yokladığında Fotoğrafta sen de varsın Bak ve söyle bana 10. Ateşte Unutulmuş Ferman herkes kendi ateşini başkasının cehenneminde sınar kendi külünde söner bütün rüzgârlarına yazıldığın akşam ateş tadında kum tadında kalarak derinleştirir bazı ayrılıkları zaman al ağrını git buradan en uzun eylülü ömrümüzün uyutmuyor seni ne kömürleşmiş bu gurur ne göğsündeki kaplan seçilmiş taş milyonlarca taş arasından başını vurduğun çok gençti genç olmak için bile kendi zamanına muhtaç kendiyle dalgın daha yolun başında görülüyordu menzilindeki noksan ömrünce sızlayacak kayıplar sarayında ateşte unuttuğun ferman 11. İzin Bilmediğiniz kelimelerin altını çizin, derdi Öğretmenim. Bunca yıl, bunca yol, bunca hayat ve kitaptan sonra bütün kelimelerin altını çiziyorum -Öğretmenim, artık izin istiyorum. 12. Sizden Saklı Gelmediniz, ben hep sizi bekledim Eksilen yanlarımla Sizden saklı eskidim. Her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için Gün, ay, saat, hafta; takvimişi zaman yani Aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey Yalnızca ufuklar yeniledim Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk Her sevgiliyle biraz daha Biraz daha sizden saklı eskidim. 13. Sis Çanları ağır yol, uzak yapılar yaklaşmak için yaklaşık tanımlar onlarla çıktık yola yollarda kaldık sis bastı her yanı tutukluk çeken silahlar gibi sözcükler, fısıltılar, mırıldanışlar eksilerek vardık bir yapıya O mu, değil mi? Kim bilebilir şimdi kılavuzlar şehit şehitler hain gözlerimiz karanlık bir pusuda çoğumuz büyümüş, kimimiz ölmüş kendimiz bile tanıdık değiliz artık gözümüzden silinen düşün sabahında önümüzde açılan yeni bir uzay Şimdiki Zamana ait bomboş ve ölü anlar ne başka yer ne başka zaman bizler için hala biryerlerde çalınan sis çanları var belki bir gün buluşur diye aynı ormanda kaybolan çocuklar 14. Kuzeydeki Pencere kokladığın gülün kokusu kalmış sende bıraktığın denizin tuzu geçtiğin iklimlerin masalı sinmiş üstüne kuzeydeki pencere açık göçebe bin bir gece sözcükler sökülmüş bir anıyı ne kadar tamamlayabilirse bir andır eski defterlerin güneşinden vurur yüzüne yazsam olmaz dersin kimi zaman sırf bunun için yazmaya değerse de kuzeydeki pencereyi açarken yere düşen defterden görünür eksik kule, yırtık nehir sımsıkı kapatmış olsak da bizi ürperten anıları hayatımızın eski defter ya da kuzeydeki pencere 15. Göçebe Birbirinde arınan iki nehir gibi Birbirimizden geçerek Çıktığımız açıklık Ruhlarımızı yeniden bölüştürüyordu bedenlerimize Uçurum içini çekiyordu Orman fısıldıyordu Kumlarını silkeleyen göçebe bedenin Yeniden düşüyordu yola Görünmezin atlarıyla uzaklaşıyordun Erkekliğin sütünü bıraktığın Tuzlu dudaklarım Ardından bi şiiri mırıldanıyordu sana Uçurum, orman, ay ve bedenindeki birkaç işaretle Zamana geçirilen dayanıklı söz, o gece Ardından mırıldandığım şiir Şimdi başkalarının dudaklarında göçebe
doğum günü şiiri murathan mungan