🎊 Hayvan Çiftliği Kitap Özeti Uzun
HayvanÇiftliği'nin yönetimini ele geçiren domuzlarla işbirliği yapan, tecimsel ilişkiler kuran iki "insan"dan, Foxwood Çiftliği'nin sahibi Bay Pilkington'ın kapitalist İngiltere'yi, Pinchfield Çiftliği'nin sahibi Bay Frederick'in de Nazi Almanyası'nı temsil ettiğini bile söylemişlerdir. Bu yorum biraz zorlama gibi
şıpsevdi kitabını özeti. KİTABIN YAZARI: HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR. KİTABIN ÖZETİ: Meftun, annesi Lütfiye Hanım, ninesi Şeküre Hanım, kızkardeşi Lebibe, erkek kardeşi Raci ile Erenköy`de bir köşkte oturmaktadır. Teyzesi Vesile Hanım ile kızları Rabia ve Hasene de köşkün devamlı konuklarıdır. Meftun, Paris`ten yeni
Politik olayların çok çarpıcı bir şekilde anlatıldığı Hayvan Çiftliği herkesin hayatında okuması gereken kitaplardan biridir. Hayvan Çiftliği hakkında merak ettiklerinizi yazımızda sizler için ele aldık. Hayvan Çiftliği kitabı toplamda 152 sayfadan oluşmaktadır. Masumlar Apartmanı Kitap Özeti. Hayvan Çiftliği Can
İngiliz yazar George Orwell, ülkemizde daha çok Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş bir diğer çok ünlü eseridir. 1940'lardaki "reel sosyalizm"in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biri olarak kabul edilir.
HayvanÇiftliği'nin kişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirirler. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olanlar domuzlar; kısa sürede önder bir takım oluştururlar, devrimi de onlar yolundan
HayvanÇiftliği Kısa Özeti,Hayvan Çiftliği uzun Özeti,Hayvan Çiftliği konusu,Hayvan Çiftliği anafikri,Hayvan Çiftliği kitabını oku,Hayvan Çiftliği george orwell,KİTAP ÖZETLERİ, İngiltere’de bulunan çiftlikte Bay Jones’ın hayvanlardan sorumluı olmasına rağmen çiftliği iyi yönetemez ve çiftlikte ki hayvanlar bu
Tüminsanlar eşittir sözü tamamen boşa çıkıyor bu kitapta. Kısa özeti şudur; "Eşitlik ve Adaletten bahsedenlerin, günü gelince gücü elde ettiği zaman eleştirdiği kişilere dönüştüğünü anlatan bir kitap." Hayvan Çiftliği. George Orwell. 8.8/10330,7bin okunma. Okuyacaklarıma Ekle. Ceyda Özen. @1hayatokur. Edebiyat.
HayvanÇiftliği Kitabının Uzun Özeti. Hayvan Çiftliği Romanının Özeti, İnceleme, Hayvan Çiftliği Kitabı Hakkında Bilgiler. 100 Temel Eser Kitap
HAYVAN ÇİFTLİĞİ – Kitap Özeti. Bir çiftlikte yaşayan hayvanların bir gün bir domuz tarafından kışkırtılmasıyla beraber yaşamları pahasına ortaya koydukları özgürlük mücedelesi ve bu hakka sahip olduktan sonra da aralarında ne gibi entriakların döndüğü anlatılmaktadır. Olaylar İngiltere’de bir çiftlikte
Ttl2as. Yazar George Orwell Yayınevi Can Yayınları Kitap Türü Yabancı Romanlar Yıl 2001 Sayfa Sayısı 160 Okunma Sayısı 1270 Hayvan Çiftliği Kitap Özeti Asıl adı Eric Arthur Blair olan İngiliz yazar George Orwell’ın siyasi hiciv tarzındaki kısa öyküsü Hayvan Çiftliği 1945 yılında yayımlanmıştır. Eser, alegorik açıdan zengin bir eserdir ve Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası gibi totaliter rejimleri mizahî bir dille eleştirmektedir. Hayvan Çiftliği, özet olarak Stalinizmi yerden yere vururken Sovyetler’in kuruluşundan bu yana gerçekleşen olayları hicveder. Hayvan Çiftliği eserinde adı geçen karakterlerin büyük bir kısmı domuz, kuzgun, köpek gibi hayvanlardır ve bu hayvanlar Stalin, Lenin, Marx gibi tarihî kişilerin alegorisi niteliğindedir. Kitabın ilk çevirisi saygıdeğer Halide Edip Adıvar tarafından tercüme edilmiştir. Kitabın günümüzdeki baskısı Celal Üster’in çevirisi ve Can Yayınları’nın özenli çalışmasıyla okuyuculara sunulmaktadır. Kitabın 2016 Türkçe baskısındaki kapak tasarımı değerli sanatçı Utku Lomlu’ya aittir. George Orwell Hayvan Çiftliği kitabı, yıllardır olduğu gibi bugün de pek çok okulda okutulmaktadır. Kitap, sürükleyici ve mizahi diliyle okurları büyülemeye devam etmektedir. Romanın 1954 ve 1999 yıllarında çizgi film versiyonları gösterime girmiştir. Roman, ayrıca İngiliz Progresif Rock grubu Pink Floyd’un 1977 tarihli “Animals” adlı albümünün konseptine ilham kaynağı olmuştur. Hayvan Çiftliği Kitabının Konusu Nedir? Benim kudretimin ulaştığı yere onların hayalleri bile ulaşamaz. Sultan Mehmet Hayvan Çiftliği Kitap İncelemeleri Hayvan Çiftliği kitabı George Orwell isimli yazarın en popüler kitaplarından birisidir. 160 sayfaya sahip olan bu kitap okurlarının karşısına birbirinden ilginç konularla çıkıyor. 2001 yılında Can Yayınları tarafından basıma girmiştir. Kitap şimdiye kadar 1270 kişi tarafından okunmuştur. Bu kitaba ait yorumlarınızı yaparak kitabın bilinirlik oranını artmasına yardımcı olabilirsiniz.
Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Kitap Özetleri > Roman Özetleri HAYVANLAR ÇİFTLİĞİ ÖZET KİTAP ÖZETİ ROMAN ÖZETİ GEORGE ORWELL Kitabın Yazarı George Orwell Kitabın Konusu Bir çiftlikte yaşayan hayvanların bir gün bir domuz tarafından kışkırtılmasıyla beraber yaşamları pahasına ortaya koydukları özgürlük mücedelesi ve bu hakka sahip olduktan sonra da aralarında ne gibi entriakların döndüğü anlatılmaktadır. Kitabın Özeti Major Çiftiğinin sahibi Jones, her gün yaptığı gibi, yine tavuk kümesinin kapısını kilitledi. Sarhoş olduğu için, tavukların girip çıktığıktığı deliği kapatmayı unuttu. Sonra odasına çıkarak derin bir uykuya daldı. Işıklar sönünce, koca domuz Major, gördüğü rüyayı çiftlikteki tüm hayvanlara anlatmak ister. Bu yüzden hayvanları, büyük samanlıkta toplamaya başlar. Az sonra tüm hayvanlar, yani inekler, tavuklar, atlar, eşekler, koyunlar, ördekler ve benzeri hayvanlar samanlıkda kendilerine uygun yerleri aldılar. Ara sıra birbirleriyle şakalaştılar. Sonra Major, yüksek bir yere çıkarak tüm hayvan arkadaşlarına hitap etmeye başladı. Rüyasına geçmeden önce, Hayvanların insanlar tarafından nasıl sömürüldüklerini, horlandıklarını ve ezildiklerini en ince ayrıntısına kadar anlattı. İnsanların, hayvanları mutlulukları için, işe yaradıkları sürece bir araç olarak gördükleri, işten güçten düştükçe de paçavra gibi atıkları ve hatta öldürüldükleri uzun uzun vurgulayarak konuşmasını sürdürdü. Major konuşmasının sonunda rüyasına geçti. Major, küçükken annesi ve babası ona bir şarkı ezberletmişler. Fakat sonraları unutmuş ve rüyasında şarkıyı hatırlamış ve arkadaşlarına şarkının sözlerini açıklamış. Bütün hayvan grupları şarkının sözlerini çok beğendiler. Sonra hep birlikte söylemeye başladılar. Bu sırada çiftlik sahibi bay Jones uyanır ve seslerin geldiği yöne doğru bir el ateş eder. Sonra tüm hayvanlar uykuya dalarlar. Samanlıktaki toplantıdan sonra Major, üç gün içinde öldü. Hayvan arkadaşları onu çiftliğin en güzel yerine gömdüler. Liderliği Snowball ve Napoleon adında yine iki domuz üstlendiler. Artık hayvanların iki tane liderleri vardı. Böylece ilk liderlik mücadelesi de başlamış oluyordu. Major'un öğretiklerini, artık bir fikir sistemi haline getirdiler. Hayvanları, çiftlik sahibi Jones'e karşı isyana hazırladılar. Bir gün Jones, hayvanların yemini geciktirince beklenenler oldu. Çiftlikte isyan başladı. Hayvanlar her tarafı yıkıp yaktılar. Gıdaları yağmaladılar ve karınlarını doyurdular. Sonra hep birlikte ''İngiltere Hayvanları'' şarkısını söylediler. Artık çiftliğin mutlak hakimi bilgi idiler. Sonra domuzlar okuma yazma öğrendiler. Manor Çiftliği'nin kapısındaki yazıyı kaldırarak yerine ''Hayvanlar Çiftliği'' yazısını astılar. Sonra samanlığın duvarına ''Hayvanizm'' ilkelerini astılar. Bu ilkeler şunlardır - İki ayakla yürüyenler hepsi kötüdür. - Dört ayakla ve kanatla yürüyenler dosttur. - Hiçbir hayvan elbise giyemez. - Hiçbir hayvan yatakta uyuyamaz. - Hiçbir hayvan alkol alamaz. - Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldüremez. Hayvanlar çiftliğe iyice hakim olduktan sonra çeşitli komiteler kurdular. Bunlar, okuma-yazma, ot biçme, yumurta toplama, demircilik ve marangozluk gibi komitelerdir. Bunlardan en fazla talep gören komite okuma-yazma komitesi idi. Bazı hayvanlar okuma-yazmayı çabuk kavradılar, bazıları ise hiç beceremediler. Genelde tüm gruplarda öğrenme isteği üst düzeyde idi. Grupların içinde en aktifleri domuzlardı. Bu nedenle domuzlar çiftlikte idareci pozisyonunda idiler. Bütün yenilikleri onlar getiriyor, bütün anlaşmasızlıkları onlar çözüyorlardı. Diğer hayvanlar bu durumdan memnun oluyorlardı. Çiftlikteki elma ve süt, domuzlara ayrılıyordu. Bu durum, bazı hayvan gruplarını rahatsız ediyordu. Sanki "sömürme ve art niyet var" gibi algılıyorlardı. Domuzlar bunu fark edince diğer hayvanlara bu durumu izah ettiler. Ayrıca, hayvanlar asla Jonesin bir daha çiftliğin sahibi olarak geri gelmesini istemiyorlardı. Çiftlikte olup bitenler, güvercinler yardımıyla diğer çiftliklere ulaştırılıyordu. Böylece hayvanlar şarkısı çevreye yayılıyordu. Bu sıralar bay Jones meyhanede çiftliğini hayvanlardan geri almak için taraftar topluyordu. Hemen bitişikte iki çiftlik daha vardı. Bu çiftliklerin sahipleri, sürekli hayvanlar aleyhine propaganda yapıyorlardı. Amaçları hayvan isyanını kendi çiftliklerine de sıçramamaktı. Bütün bu çabalara rağmen İngiltere Hayvanlar Şarkısı her tarafa yayılması önlenemiyordu. Bu durum insanlarda paniğe sebep oluyordu. Bu ara Jones ve adamları çiftliği geri almak için harekete geçtiler. Bunu haber alan hayvanlar, önlemler alırlar ve bir plan uygularlar. Neticede her iki taraf arasında müthiş bir kavga başlar ve sonuç olarak her iki taraftan çok büyük kayıplar verilir. Neticede Jones ve adamları geri püskürtülür. Bunun özerine hayvanlar o günü kurtuluş günü ilan ederler. Bu durumu insanlar endişe ile izlemektedirler. Bu mücadelede gösterdikleri üstün başarıları nedeni ile Boxser ve Snowball'a üstün hayvan nişanı verilir. Hayvanlar insanlara karşı ilk mücadeleyi kazandıktan sonra, kendi aralarında mücadele, çekemezlik ve kıskançlık başladı. Özellikle bu mücadele Snowball ve Napeleon arasında oluyordu. Yapacakları bilgi yelpazesi. com işleri anlatıyorlardı. İktidarı elde etmek amacı ile birlerinin koyusunu kazmaya başlamışlardı. Bir gün bir toplantı esnasında, hayvanlar Snowball'a karşı isyana başladılar. Bu isyan esnasında Snowball kaçarak kurtulmayı başardı. Böylece liderlik Napoleon'a geçti. Napoleon, daha önce karşı olduğu şeyleri yapmaya başladı ve herkesi de buna inandırmaya muvaffak oldu. Aradan yıllar geçti, hayvanların kısa ömürleri tükendi. Eskilerden sadece Clover, Benjamin, Moses ve birkaç domuzdan başka kimse kalmadı. Jones hastalanarak öldü. Snowball unutuldu. Clover ihtiyarlamış, emekliğini bekliyordu. Napoleon çok şişmanlamıştı. Sadece ihtiyar Benjamin hiç değişmemişti. Kısacası çiftlik eskiye nazaran daha güzel hale gelmişti. Çiftliğin adı da ''Beylik Çiftliği'' olmuştu. Kitabın Ana Düşüncesi Aklını kullanmayan hiçbir varlık için özgürlüğün değeri yoktur. “ROMAN ÖZETLERİ ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN >>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYINYorumu Çok teşekkür ederim... Özeti bile ayrıntılı ve bir o kadar da iyiydi. Özellikle ana fikir de en uygunu olmuş. Kısaca harika ->Yazan Betül 9. **Yorum** ->Yorumu şahane bir site burayı sevdimm ->Yazan Buse. Er 8. **Yorum** ->Yorumu SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM... ->Yazan sıla 7. **Yorum** ->Yorumu valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden mugladan sevgiler.... ->Yazan kara48500.. 6. **Yorum** ->Yorumu çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim. ->Yazan Tuncay. 5. **Yorum** ->Yorumu ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. ->Yazan efe . 4. **Yorum** ->Yorumu bununla ilgili soru hazırlarmısınız ->Yazan beren 3. **Yorum** ->Yorumu Tesekkurler cok guzel olmus ellerinize saglik ->Yazan Şüheda 2. **Yorum** ->Yorumu Çok güzel bir hikaye saolun ->Yazan Burak. 1. **Yorum** ->Yorumu bu nekadarda uzun bir özet yaa daha kısası yokmuydu yazana kadar elim koptu walla ama yinede güzel bir kitap özeti yazan kişiye yinede çok teşekkürler ->Yazan Nursel Ateş. >>>YORUM YAZ<<<
Hayvan Çiftliği, muhteşem ince ayrıntılarıyla dönemin eleştirisi adına yazılmış bir kitaptır. Peki ya hangi dönem? 1917 Sovyet Devrimini ve Sovyetler Birliği’yle beraber Stalin yönetimini… Kitapta olan her simge, gerçek hayatta vücut bulmuş bir sistem, kişi ve olaydır. Kitapta bir çiftlikten bahseder; Beylik Çiftliği. Beylik çiftliğindeki hayvanlar az bir yiyeceğe gün boyu çalışırlar. Bu dönemin ve hala günümüzde de etkisi olan makineleşme ile birlikte doğan işçilerin neredeyse yok paraya günde 18 saat çalışmalarına işaret eder. Çok az yemeğe çalışan hayvanların en yaşlısı domuz Koca Reis, tüm hayvanları ahıra toplar ve gördüğü rüyadan onlara bahseder. Rüyasında İngiltere’nin tüm hayvanları, insanların olmadığı bir toplumda yeşil kırlarda gönüllerince koşup, oynarlar ve tüm emek ve ürünleri sadece onlara aittir. Koca Reis,böyle bir dünyada yaşamanın mümkün olduğunu ve ayaklanmaları gerektiğini söyler. Bir zamanlar hayvanlar arasında söylenilen şarkıyı; İngiltere’nin Hayvanları şarkısını söylemeye başlarlar. Bu şarkıyı söyledikçe içlerindeki coşku artar ve ayaklanmaya başlarlar. Bu ise milli marşların psikolojimizi nasıl etkilediğine değinen bir yöndür. Marşsız bir ülke,ayaklanma yoktur; çünkü toplulukları coşkulandırmada çok etkilidir. Bu olaydan birkaç gün sonra Koca Reis ölür. Buradaki Koca Reis, işçilerin sömürülmesinin haksızlığını sürekli vurgulayan Karl Marx’dan başkası değildir. Koca Reis öldükten birkaç gün sonra çiftlikteki hayvanları beslemeyi unuturlar ve çiftlik hayvanları kapıyı kırarak yemek yemeye başlaması üzerine kırbaçlanırlar ve daha fazla dayanamayan hayvanlar ayaklanıp, çiftlikteki insanlara saldırırlar. İnsanları kaçıran hayvanlar artık koskoca çiftliğin sahibidir. Çiftliğin ismi Beylik Çiftlik olmaktan çıkmış,artık Hayvan Çiftliği’dir. Hayvan Çiftliği’nde insana dair ne varsa yakılır,yıkılır yalnızca ev müze olarak bırakılır. Artık herkes eşit bir şekilde yiyecek,eşit bir şekilde çalışacaktır. Artık herkes eşittir. Hayvanların en zekisi olarak nitelendirilen domuzlar, liderlik vasfını hemen üzerlerine alırlar. Domuzlardan iki tanesi diğerleri arasında dikkat çekmektedir Snowball ve Napoleon. İktidara geçmek için mücadele eden bu iki domuzu Sovyet Devriminin liderlerinden Stalin ve Troçki’yle özdeşleştirmek mümkündür. Domuzların haricinde başka hayvanlar da vardır ve bu hayvanlar arasında oluşacak bir statü de vardır. Her hayvan türü toplumda belli bir kesimi temsil etmektedir. Atlar çok çalışkanlardır ve her denileni sorgulamadan kabul edip yalnızca çalışırlar,bu atlar dönemin işçilerini yani proleterya sınıfını temsil ederler. Öldükten sonra çok güzel yerlere gidileceğine dair sürekli öyküler anlatan, bir ajan ve çok akıllı bir konuşmacı olan Morses adlı karga ise kiliseyi ya da dini temsil eder. Hayvanlar ondan nefret eder çünkü hiç çalışmaz ve sadece öykü anlatır. Hayvanlardan bazıları ona inanır ve domuzların, diğer hayvanların ona kanmaması için çok uğraşması gerekmiştir. Yaşlı Benjamin adlı eşek ise,uzun ömürlü bir eskisinden daha iyi veya daha kötü olamayacağını hiçbir değişimin düzeni değiştiremeyeceğini söyler durur. Bu yönüyle toplumdaki yaşlı kesimi temsil eder. Diğer bir karakter ise Mollie;önemi, yeni çiftlik düzenine muhalif olmasından kaynaklanmakta. Muhalifliği politik olmasından ileri gelmez Derdi daha iyi bir hayat yaşayabilmek, şeker yiyebilmek vs. orta-sınıf ideolojisine sahip beyaz yakalı işçileri temsil eder. Eskisi gibi şekerini alamayacaktır, çünkü artık işçiler arasında eşitlik vardır. Lider domuzun dışındaki domuzlar ise sürekli lideri desteklemeleri yalnızca kendi sınıfının çıkarlarını korumaları nedeniyle bürokrasiyi temsil eder. Koyunlar ise akılsızdır ve lider domuz ne derse onu yaparlar,bu yönüyle partileri ve hükümeti sorgulamadan körü körüne takip eden toplumdaki bazı kesimleri temsil eder. Köpeklere gelecek olursak; başkaldıran herkese saldırırlar, liderler köpeklerle diğer hayvanları korkutarak istediklerini yaptırırlar bu yönüyle tahmin edilmesi çok da zor olmayan askerlerin veya ceza sisteminin hukuk kitaptaki sembölüdürler. Bunun yanı sıra belli bir dönemi eleştirdiğinden Stalin’in korumaları olarak da olarak ise güvercinler,dışarıdaki haberleri getirip götürmekle görevli olduğundan Sovyet dışı propagandaları temsil ederler. Ve hep beraber marşları olduğu gibi yasalar da belirlemelilerdir aralarında 7 ilke belirlerler ve çiftliğin duvarına yazarlar. İki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin. Dört üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin. Hiçbir hayvan giysi giymeyecek. Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak. Hiçbir hayvan içki içmeyecek. Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek. Bütün hayvanlar eşittir. Snowball ve Napeleon önderliğinde hayvan çiftliğinde her şey yolunda, hayvanların istediği bir şekilde ilerlemektedir. Hayvanlar yalnızca kendileri için çalıştıkları için mutlulardır. Snowball ve Napoleon iki zıt karakterdir. Snowball yenilikçi, hayvanlara bir şeyler öğretmeye çalışan, çiftliğin daha verimli olması için okuyan araştıran bir domuzdur. Çiftlik için yararlı olacak bir yel değirmeni projesi vardır. Napoleon ise diğer hayvanların hakların yemekte ve çiftliğin sahibi olmak istemektedir. Devrimden sonra çok becerikli olmayan ama güç kullanmaktan da çekinmeyen Napoleon ile çiftliğin ve hayvanların daha verimli olması için araştıran parlak zekalı Snowball arasında fikir ayrılıkları çıkar. Napoleon yönetimi ele geçirmek için, yavru köpekleri kendine hizmet eden vahşi köpekler haline getirir. İlerleyen zamanlarda bu vahşi köpekler sayesinde Snowball’ı liderlikten atıyor ve hain ilan ediyor. Napoleon tamamen kendi liderliğinde çiftliği idare etmeye başlıyor. Kendine ayrıcalıklar tanımaya başlıyor,karşı çıkan herkesi vahşi köpeklerle korkutuyor. En başlarda yasak olan her şeyi,kendisi ve diğer domuzlara özgür ilan bir müddet sonra yatakta uyumaya, içki içmeye, kıyafet giymeye, dış dünyayla ticaret ilişkisine girmeye, iki ayak üzerinde yürümeye ve hayvan öldürmeye başlıyorlar. Öncelerinde evi müze olarak kullanırlarken domuzlar bir süre sonra o evin içinde kalmaya başlıyor,hayvanları çok az bir paraya çalıştırıyor. Hayvanlar eski ilkeleri hatırlayacak olduklarında onları yalanlıyorlar. Herhangi bir hayvan bütün hayvanlar eşittir ilkesini hatırlayacak olsa domuzlar onu düzeltiyor;bütün hayvanlar eşittir bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir. Ve ilkeler domuzların isteğine göre tamamen değiştiriliyor ve diğer hayvanlar da eski ilkeleri yanlış hatırladığını hatırlayanlar olsa bile korkudan sesini çıkaramıyorlar. Dört ayak iyidir, iki ayak daha iyidir. Hiçbir hayvan sebepsiz yere öldürülemez. Hiçbir hayvan çarşaflı yataklarda uyuyamaz. Bütün hayvanlar eşittir, bazıları daha eşittir. Domuzlar insanlaşıyor,hayvanların yeni efendileri haline geliyor,insanlarla arkadaş olup yemek yiyip, içki yeni efendileri domuzlar ve insanlar Mr. Jones’ın evinde-başta müze olarak kalması gerektiği düşünülen ev- şölen masasında toplanırlar, kağıt oynayıp içki içerler. Bay Pilkington kadehini zafere kaldırır ve “Siz aşağı kesimlerden hayvanlarınızla uğraşmak zorundasınız; biz de bizim aşağı sınıflarımızla uğraşmak zorundayız!” Çiftlikteki hayvanlar evin camından içeriyi izlemektedirler, artık insanlarla domuzlar birbirinden ayırt edilememektedir… Kitap, komünizmin yanıltıcılığına dem vuruyor. Komünizm; herkesin eşit haklarda yaşaması gerektiğini öne sürer fakat bu ütopiktir. Herkesin eşit olması için verilen ayaklanma, bazılarının daha eşit olmasıyla her zaman her zaman sömüren ve sömürülen, ezen ve ezilen siyah ve beyaz gibi ayrışmaz olarak ilerlemiştir. Tarihte gerçekleşen bütün devrimler hayal kırıklığıyla sonuçlanmış, başlangıçtaki düzenden farklı bir düzen sunmamışlardır. Ezilen ve ezen değişse de bu düzen son bulmayacaktır. Kitapta da gösterildiği gibi dönemin Rusya’sında Çar II. Nicolas’dan bıkan halk, çareyi Lenin ve komünist fikirlerinde bulmuşlardır fakat değişen tek şey lider olmuştur. Toplumsal düzenin özeti şu cümledir; Bütün hayvanlar eşittir,bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.
KİTABIN ADI HAYVAN ÇİFTLİĞİKİTABIN YAZARI GEORGE ORWELLYAYINEVİ BERİKANBASIM YILI EYLÜL 20001. KİTABIN KONUSU Bir çiftlikte yaşayan hayvanların bir gün bir domuz tarafından kışkırtılmasıyla beraber yaşamları pahasına ortaya koydukları özgürlük mücedelesi ve bu hakka sahip olduktan sonra da aralarında ne gibi entriakların döndüğü anlatılmaktadır. 2. KİTABIN ÖZETİ Olaylar İngiltere’de bir çiftlikte cereyan eder. Hayvanlar, çiftlik sahibi zalim Bay Jones’un boyunduruğu altında köle gibi yaşamaktadırlar. Yaşlı domuz Koca Reis, buna karşı çıkmak için bir devrim planlar ve hayvanları gizli bir toplantıya çağırır. Toplantıda tüm hayvanlara artık köle gibi yaşamalarının sonunun gelmesi gerektiğinden ve gördüğü bir rüyadan bahseder. Üç gün sonra da öldürülür. Kendisinden geriye konuşma esnasında söylediği İngiltere Hayvanları adlı şiiri kalmıştır. Fakat konuşması da çoktan diğer hayvanlarda ufuklar açmaya başlamıştır. Sahipleri Bay Jones’un yem saatlerini unttuğu bir günde önceden planlanmış olmamasına karşın aniden ,syaan patlak verir ve bu devrim umduklarından da kısa bir süre iççerisinde tamamlanır. Çiftliğin sahibi Bay Jones çiftlikten uzaklaaştırılır. Artık en zeki olarak tanımlanan domuzlar diğerlerine önderlik yapmaya başlarlar. İlk iş çiftliğin adını değiştirmektir. İsim kolayca bulunur. Bu sahibi sadecde kendileri olan çifttliğin adı bundan sonra “HAYVAN ÇİFTLİĞİ” dir. Süreç içerisinde iki domuz öne çıkar Nopolyon ve Snowball. Napolyon iri yarı, iyi konuşamayan ancak otorite sahibi; Snowball ise etkili konuşan, parlak zekaya sahip biridir. İkisi birlikte koca Reis’in fikirlerinden yola çıkarak “animalizm” adında bir öğreti ortaya koyarlar. Ardından da kamçıları, gemleri, burun halkalarını, zincirleri yok ederler ve aynı gün “yedi Emir”i yazıp ahırın kapısına asarlar. Yedi Emir şöyledir 1. İki ayak üzerinde yürüyen herkesi düşmanın bileceksin; 2. Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dostun bileceksin; 3. Hiç bir hayvan giysi giymeyecek; 4. Yatakta yatmayacak; 5. İçki içmeyecek; 6. Hiç bir hayvan bir diğerini öldürmeyecek;7. Bütün hayvanlar bu kuralar tüm hayvanlar tarafından benimsenmiş ve beklenen devrim gerçekleşmiştir. Ancak zamanla Napoleon ve Snowball birbirini çekememeye başlayıp, ikisi de yeni düzenin tek adamı olmak istememektedir. Snowball çiftlikte elektrik üretimi için bir yeldeğirmeni yapılması gerektiğini söylediğinde Napolyon’un köpekleri tarafından çiftlikten buna rağmen yeldeğirmeni çalışmalarına başlanır. Burada Napeleon başta savunmadığı bu düşünceyi sonraları ne yapıp edip kendisinin de bunu savunduğu ancak Snowball’u çiftlikten göndermek için böyle söylediğine inandırır. Devrimin amaçlarından da hızla uzaklaşılmaktadır; başlarda vaadedilen çalışma saatlerinin azalacağı yiyeceklerin artacağı yönündeki sözler gitmiş aksine çalışma saatleri artmış, verilen yiyecekler azalmıştır. Bu arada domuzlar da hızla şişmanlamaktadırlar. Hatta yatakta yatmakta, içki içmektedirler. Hayvanların eşitliği ilkesine uymauyan bu davranışlar zamanla duvardan değiştirilerek domuzlar tarafından kendilerine uygun hale getirilir. Örneğin domuzların yatakta yatmaları ve içki içmeleri konusunda "Hiç bir hayvan yatakta yatmayacaktır" ilkesini hatırlayıp hayrete kapılıyorlar. Hep beraber duvarın yanına gidiyorlar, ancak duvarda "Hiç bir hayvan çarşaflı yatakta yatmayacaktır" yazısını görüyorlar, hepsi, bu ilkeyi yanlış hatırladıklarını düşünüyor, bu ilkenin sonradan değiştirilmiş olduğunu anlayamıyorlar bile. Tüm hayvanların eşitliği ilkesi Koca Reisle birlikte toprağa gömülmüştür aylarında çiflikte kıtlık başgösteriyor. Buğday azalıyor, patatesler soğuktan donuyor ve yenile-meycek hale geliyor. Açlıktan dolayı ölümler baş-gösteriyor. Büyük domuz, bu haberlerin çiftlik dışında yayılmasını önlemek için önlemler alıyor, çifliğe gelen ziyaretçilere, erzak depolarının dolu olduğunu söylüyor ve onlara, üzerini buğday ve yiyecekle örttürdüğü kum yığınlarını erzak diye gösteriyor...Büyük domuz, aldığı bir kararla, tavukların yumurtalarının çiftlik dışında satılacağını, tavukların kuluçkaya yatmalarını yasakladığını ilan ediyor, buna karşı çıkan tavukları, yetiştirdiği köpeklere öldürtüyor... Bunun üzerine hayvanlar; "hiçbir hayvan diğer bir hayvanı öldürmeyecektir" ilkesini hatırlıyorlar. Hemen bu ilkelerin yazılı bulunduğu duvarın yanına gidiyorlar. Ancak duvarda "Hiç bir hayvan diğer bir hayvanı bir sebep olmadan öldürmeyecektir" yazıldığını görüyorlar, bu ilkeyi de yanlış ezberlemiş olduklarını düşünüyorlar!.Büyük domuz, çiftlik içerisindeki hayvanlar arasında "liderimiz" ,"Hayvanlar babası" , "Koyunlar hâmisi" , "Yavru hayvanların dostu" gibi üstün sıfatlarla anılıyor ve her türlü güzellikler ona atfedilmeye başlanıyor; mesala genellikle tavuklar, "liderimiz sayesinde altı günde beş yumurta yumurtladım" , havuzdan su içen inekler "liderimiz sayesinde bu suyun tadı ne kadar güzelmiş" diyorlar...Birgün çiftliğe dışarıdan saldırılar oluyor... Yabancı hayvanlar çiftliğe giriyor, iki sene gibi uzun bir zaman içerisinde bütün hayvanların büyük gayretleri sonucu yaptıkları ve büyük domuzun adının verildiği Yel Değirmenini yıkıp harap ediyorlar..çiftlikteki bütün hayvanlar yaralanıyor, bazıları ölüyor... Bir müddet sonra bir tüfek sesi duyuluyor. Ağır yaralı bir hayvan yanındaki bir domuza "Neden tüfek atılıyor" diye soruyor. Domuz "Zaferimizi kutlamak için"cevabını veriyor. Yaralı hayvan; "Hangi zafer" diye hayret ediyor. Domuz; "Ne demek hangi zafer, düşmanı topraklarımızdan kovmadık mı" diyor. "Ama iki yıl uğraştığımız değirmeni yok ettiler" karşılığını veriyor...Domuz "Ne önemi var, bir değirmen daha yaparız, istersek daha fazla yaparız, yapmışolduğumuz muazzam işleri takdir etmiyorsun, şimdi şu bastığın topraklar düşman işgalindeydi, ama liderimiz sayesinde her karışını geri aldık" diyor...Biraz sonra Büyük Domuz, kendisine taktığıbir kaç madalya ve nişanla çıkıp bütün hayvanları, elde ettikleri zaferden dolayı kutluyor, tebrik ediyor...Hayvanların hepsi büyük zafer kazandıklarına böylece inanmış oluyorlar...Bir gece çiftlikte bir gürültü oluyor, hayvanlar ahırdan fırlayıp koşuyorlar... çiftlik ilkelerinin yazılı olduğu duvarın dibinde kırılıp parçalanmış bir merdiven görüyorlar, domuzlardan birinin orada sersem sersem dolaştığını, yanında bir fener, bir boya kutusu ve bir de fırça olduğunu farkediyorlar. Hayvanlar duvara baktıklarında, duvardaki ilkelerden birinin daha kendi ezberledikleri gibi olmadığını farkediyorlar!?..Büyük Domuz, aldığı son kararla; arpaların bundan sonra sadece domuzlaratahsis edileceğini ve gazdan tasarruf etmek için ahırlardaki fenerlerin kaldırılacağını, hiç bir domuzun çiflikteki işlerle uğraşmayıp, sadece yönetimle ilgileneceğini, domuzlardan başka, hiçbir hayvanın yönetim işlerine karışamayacağını, domuzların dışındaki bütün hayvanların Ağustos ayında pazar günleri dahi çalışacağını, çalışmayanın yiyeceğinin yarıya ineceğini ilan "Bütün hayvanlar eşittir" ilkesini hatırlayıp, "bu nasıl eşitlik" diye kendi kendilerine söylenmeye başlıyorlar. Hemen, ilkelerin yazılı olduğu duvarın yanına gidiyorlar, duvardaki yazıların değiştirilmiş olduğunu, ilk defa, fark ediyorlar, duvardaki bütün yazılar silinmiş, sadece şöyle yazıyor"Bütün hayvanlar eşittir FAKAT Bazı hayvanlar ötekilerden daha fazla eşittir.”3. KİTABIN ANA FİKRİ Aklını kullanmayan hiçbir varlık için özgürlüğün değeri KİTAPTAKİ ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRMESİ Bay Jones insan Çiftliğin sahibi olan bay Jones hakkında hayvanlar arasında bir insan ve aynı zamanda hayvan çiftliğinin eski sahibi olması nedeniyle de pek sevilmeyen birisidir. Hayvanlar onun kendilerini sömürdüğünü Major domuz Saygın ve sözü dinlenen bir hayvandır. Romanın başında yaptığı konuşmasıyla hayvanların ayaklanmasını sağlamıştır. İyi niyetli bir kişiliğe sahiptir. Şişman ve yaşlıdır çok az ömrü kaldığını söyler. Napeleon domuz Koca Major Öldükten sonra bayrağı onun elinden almış Snowball’I da saf dışı etmeyi başarmıştır. Hain ve sinsidir. Diğer hayvanları kandırmayı çok iyi başarır. Kendisini düşünür ve her zaman iktidar için her türlü kötülüğü yapmaya hazırdır. Başka varlıkşların zaaflarından yararlanmayı da çok iyi bilir. Günümüzün, kendisi iyiliği için her türlü kötülüğü yapmaya hazır insanını sembolize eder. Snowballdomuz Başlarda Napoleon’un sıkı dostu olan bu domuz şsonraşarı Napeleon’un düşüncelerine ters düşer; çünkü onun kişiliğinde olumlu düşünmek ve sadece kendisini değil yanında sorumlu olduğu tüm varlıkları da düşünür. İyi olan bir düşünceyi asla saklamaz ve iyi niyetlidir. Romanda sonraları çiftlikten kovulur ve çiftlikte bundan sonra gelişen her tüürlü kötü olayda Naapeleon tarafından onun bir parmağı olduğu dedikodusu beygiri Çalışkan ve itaatkar bir hayvan olup hep çalışmayı seven ve başka hayvanlarında çalışması için kna etme yoluna gideer. Onun için iyiliğinde kötülüğün de kaynağı çalışmaktır. Nitekim iyi niyetlidir ve bu onun sonunun bir kasapta bitmesine neden Asık suratlı ve yaşlı olan bu eşek her şeye olumsuz bir gözle bakar onun için iyi veya kötü diye bir şey yoktur. Her zaman her şey olumsuz ve bu kahramanların dışında Napeleon’un özzel olarak yetiştirdiği ve sonradan özel güç olarak kullandığı 9 tane köpek bunların yanında Jessie ve Pincer adında iki tane daha bu 9 köpeğin ailesi, sonraları bay Jones ile kaçacak olan Moses –ki bu karga diğer hayvanlar tarafından dedikoducu olduğu için hiç sevilmemektedir- vardır. 5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLERYaptığım araştırmalarda gördüm ki aslında kitap Türk okurlarıyla ilk kez Halide Edip Adıvar’ın çevirisiyle Edebiyatının aykırı ve sert fikirleri ile sarsan İngiliz yazar George Orwell’ın , Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş ünlü bir yapıtıdır. Bu roman, dünya edebiyatında 'yergi' türünün başyapıtlarından biridir. Hayvan Çiftliği'nin kişileri hayvanlardır. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği alt başlığı Bir Peri Masalı'dır. Küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değildir; ama roman, bir masal anlatımıyla aynı zamanda toplum idealinin masalsı yanına da dikkat çekmiştir. Romanın bütününe yayılan komik unsur, basit bir güldürüyü değil, çok kapsamlı bir hicvi amaçlar. Halk masallarında, La Fontaine’de, fabllar ve folklorda benzer temalara rastlayabiliriz. Orwell’in hikayesinde yer alan hayvanlar ve çiftlik de benzer bir anlayışın ürünü. Orwell romanda kişilik tasvirleri de yapıyor, yaşanan her sıkıntıyı kendinden bilen ve daha çok çalışması gerektiğine inanan bir atı, sahibinin taktığı kurdelayı ve onun avucundan yediği şekerleri özleyip komşu çiftliğe kaçan başka bir atı, liderin söylediklerini çiftlik sakinlerine iletmekle görevli güvercinleri, lideri korumakla görevli dokuz adet köpeği, ve işi iyice yüzsüzlüğe vurup, yaptığı düzinelerce çocuğuyla çiftliği mülkü gibi kullanan, komşu çiftliklerin sahipleriyle kumar partileri düzenleyen lider domuz Napoleon’un şahsında baskıcı yöneticilerin gerçek yüzlerini okuyucunun zihnine KİTABIN YAZARI HAKKINDA BİLGİKitabın yazarı George Orwell, 1903 yılında İngiltere’de doğmuştu. Zorlukla geçirdiği eğitiminin ardından 1921’de Burma’ya giderek beş yıl Britanya hükümeti adına polislik yapmış, ancak kendi ülkesinin sömürgeci yönetimine tahammül edemeyip Londra’ya geri dönmüştü. Bir ara Paris’te de yaşayan Orwell’in bu yıllardaki hayatı maddi sıkıntılarla doludur. 1933’e kadar yazdığı ilk iki kitabı “Burma Yılları” ve “Paris ve Londra’daki Sefalet Yılları”, bütünüyle yazarın yaşam hikayesini canlandırır. 1933’ten sonra gazeteci olarak İspanya İç Savaşı’na giden ve bir süre sonra Cumhuriyetçi saflara katılıp yaralanan Orwell, bu savaşta edindiği izlenimlerle “Katalonya’ya Selam” anı kitabını yazmış, kitapta yer alan Stalin ve reel sosyalizm eleştirilerini ise -1945’den sonra tamamladığı- “1984” ve “Hayvan Çiftliği” kitaplarında romanlaştırmıştı. savaşında ciğerlerinden hasta olduğu için geri hizmetlerde çalışan Orwell, 1950’de öldüğünde yeterince tanınan bir yazar değildi belki, ama 1984 yılında “1984” adlı kara ütopyasının hatırlanması ile birlikte, kısa zamanda yüzyılın önemli yazarlarından birisi haline geldi.
hayvan çiftliği kitap özeti uzun