🥉 Maide Suresi 41 Ve 42 Ayet Meali
Eğersana gelirlerse aralarında hükmet, yahut onlardan yüz çevir; yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen aralarında adaletle hüküm ver. Allah adil olanları sever. Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir.
Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz. 4 - Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, elbette yaratacağından, dileyeceğini seçecekti. Ama o bundan münezzehtir. O, tek ve kahredici olan Allah'tır. 5 - O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne
120 ayetten oluşan ve Kuran-ı Kerim azimmüşşanda 5. sure olan Maide Suresi Hudeybiye Antlaşması sonrası Hicretin 6 veya 7. yılında vahyolunmuştur. Maide adı ise 112. ayette geçmektedir. İsminin konusu ile bağlantısı yoktur.
Mealleregöre Mâide Suresi 41. Ayet. Tüm Mealler: Mâide 41. Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Mâide 41. Diyanet İşleri Başkanlığı: Mâide 41. Elmalılı Hamdi Yazır: Mâide 41. Ali Fikri Yavuz: Mâide 41. Diyanet Vakfi: Mâide 41. Elmalılı Hamdi Yazır (Sade): Mâide 41.
Onlardurmadan yalana kulak verirler, ve sana gelmeyen (bazı) kimselere kulak verirler; kelimeleri yerlerinden kaydırıp değiştirirler. «Eğer size şu verilirse hemen alın, o verilmezse sakının!» derler. Allah bir kimseyi şaşkınlığa (fitneye) düşürmek isterse, sen Allah´a karşı, onun lehine hiçbir şey yapamazsın.
YTJK. مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَفِيهَا نُعِيدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً أُخْرَىٰ Minha halaknaküm ve fıha nüıydüküm ve minha nuhricüküm taraten uhra Kelime Okunuşu Anlamı Kökü مِنْهَا minhā ondan topraktan خَلَقْنَاكُمْ ḣaleḳnākum sizi yarattık وَفِيهَا ve fīhā yine oraya نُعِيدُكُمْ nuǐydukum döndürürüz وَمِنْهَا ve minhā ve ondan نُخْرِجُكُمْ nuḣricukum sizi çıkarırız تَارَةً tāraten bir kez daha Abdulbaki Gölpınarlı Abdulbaki Gölpınarlı Oradan yarattık sizi, gene oraya iâde edeceğiz ve oradan çıkaracağız sizi bir kere daha. Abdullah Parlıyan Abdullah Parlıyan Şöyle ki, sizi topraktan yarattık, tekrar toprağa döndüreceğiz, yine ondan sizi bir kere daha çıkaracağız. Adem Uğur Adem Uğur Sizi ondan topraktan yarattık; yine sizi oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi ondan çıkaracağız. Ahmed Hulusi Ahmed Hulusi Sizi ondan halkettik! Tekrar sizi oraya iade edeceğiz! Sizi ondan bir kez daha çıkaracağız bâ’s. Ahmet Varol Ahmet Varol Sizi ondan yarattık, ona döndüreceğiz ve bir kere daha ondan çıkaracağız. Ali Bulaç Ali Bulaç Sizi ondan yarattık, ona geri vereceğiz ve sizi bir kere daha ondan çıkaracağız. Ali Fikri Yavuz Ali Fikri Yavuz Sizi babanız Âdem’i, o arzdan topraktan yarattık; yine ölümünüzden sonra sizi ona döndüreceğiz. Hem de ondan sizi başka bir defa daha çürümüş ve dağılmış bedenlerinizi toplayıp ruhlarınızı iade ederek çıkaracağız. Bayraktar Bayraklı Bayraktar Bayraklı Sizi topraktan yarattık; yine sizi oraya döndüreceğiz ve bir defa daha sizi oradan çıkaracağız. Bekir Sadak Bekir Sadak Sizi yerden yarattik, oraya dondurecegiz, sizi tekrar oradan cikaracagiz. Celal Yıldırım Celal Yıldırım Sizi topraktan yarattık; oraya döndüreceğiz ve oradan tekrar sizi çıkaracağız. Cemal Külünkoğlu Cemal Külünkoğlu “Ey insanlar! Sizi topraktan yarattık, ölümünüzle sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.” Diyanet İşleri Diyanet İşleri Ey insanlar! Sizi topraktan yarattık, ölümünüzle sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız. Diyanet Vakfı Diyanet Vakfı Sizi ondan topraktan yarattık; yine sizi oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi ondan çıkaracağız. Edip Yüksel Edip Yüksel Sizi o yerden yarattık, sizi tekrar ona döndüreceğiz ve bir kez daha sizi ondan çıkartacağız. Elmalılı Hamdi Yazır Elmalılı Hamdi Yazır Sizi yerden topraktan yarattık, yine ölümünüzden sonra ona döndüreceğiz. Hem de ondan sizi bir kere daha çıkaracağız. Fizil-al il Kuran Fizil-al il Kuran Sizleri topraktan yarattık, yine oraya döndüreceğiz ve tekrar dirilterek oradan çıkaracağız. Gültekin Onan Gültekin Onan Sizi ondan yarattık, ona geri vereceğiz ve sizi bir kere daha ondan çıkaracağız. Harun Yıldırım Harun Yıldırım Sizi ondan topraktan yarattık; yine sizi oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi ondan çıkaracağız. Hasan Basri Çantay Hasan Basri Çantay Sizi aslınızı ondan toprakdan yaratdık. Sizi ölümünüzden sonra yine ona döndüreceğiz. Ba’s zamanında da sizi bir kerre daha ondan çıkaracağız. Hayrat Neşriyat Hayrat Neşriyat Sizi ondan o topraktan yarattık; yine sizi oraya iâde edeceğiz ve sizi haşirdediğer bir def`a daha ondan çıkaracağız. İbn-i Kesir İbn-i Kesir Ondan yarattık sizi, oraya da döndüreceğiz. Ve sizi, bir kere daha oradan çıkaracağız. İlyas Yorulmaz İlyas Yorulmaz Sizi de o yeryüzündeki topraktan yarattık, sonra sizi toprağa geri döndüreceğiz ve daha başka bir zamanda kıyamet günü sizi tekrar o topraktan çıkaracağız. İskender Ali Mihr İskender Ali Mihr Sizi, ondan yarattık. Ve sizi, oraya geri döndüreceğiz. Ve sizi, oradan bir kere daha çıkaracağız. Kadri Çelik Kadri Çelik Sizi ondan topraktan yarattık, sizi ona geri vereceğiz ve sizi bir kere daha ondan çıkaracağız. Muhammed Esed Muhammed Esed şöyle ki sizi yerden yarattık; yine ona döndürecek ve sonra ondan tekrar diriltip çıkaracağız. Mustafa İslamoğlu Mustafa İslamoğlu Biz sizi topraktan yarattık, yine ona döndüreceğiz; ve oradan bir kez daha çıkaracağız. Ömer Nasuhi Bilmen Ömer Nasuhi Bilmen Sizi o yerden yarattık ve sizi ona döndüreceğiz ve sizi ondan diğer bir defa daha çıkaracağız. Ömer Öngüt Ömer Öngüt Sizi ondan yarattık, yine oraya döndüreceğiz ve bir kere daha ondan çıkaracağız. Sadık Türkmen Sadık Türkmen Sizi ondan topraktan, sudan ve çeşitli elementlerden yarattık ve sizi tekrar oraya toprağa döndürürüz. Ve başka bir kere daha, kıyamet günü sizi oradan topraktan çıkarırız. Seyyid Kutub Seyyid Kutub Sizleri topraktan yarattık, yine oraya döndüreceğiz ve tekrar dirilterek oradan çıkaracağız. Suat Yıldırım Suat Yıldırım Sizi, ey insanlar, Biz yerden yarattık. Yine oraya göndereceğiz ve oradan tekrar Biz çıkaracağız. Süleyman Ateş Süleyman Ateş Sizi topraktan yarattık, yine oraya döndürürüz ve sizi bir kez daha ondan çıkarırız. Şaban Piriş Şaban Piriş Topraktan yarattık sizi, yine oraya döndürecek ve yine oradan bir kere daha çıkaracağız. Tefhim-ul Kur'an Tefhim-ul Kur'an Sizi ondan yarattık, sizi ona geri vereceğiz ve sizi bir kere daha ondan çıkaracağız. Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk Sizi yerden yarattık. Tekrar oraya göndereceğiz. Ve oradan sizi bir kez daha çıkaracağız. Yusuf Ali İngilizce Yusuf Ali İngilizce From the earth did We create you, and into it shall We return you, and from it shall We bring you out once again.
Meal Ayet Arapça سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ اَكَّالُونَ لِلسُّحْتِۜ فَاِنْ جَٓاؤُ۫كَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ اَوْ اَعْرِضْ عَنْهُمْۚ وَاِنْ تُعْرِضْ عَنْهُمْ فَلَنْ يَضُرُّوكَ شَيْـًٔاۜ وَاِنْ حَكَمْتَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ Türkçe Okunuşu * Semmâ’ûne lilkeżibi ekkâlûne lissuhtic fe-in câûke fahkum beynehum ev a’rid anhums ve-in tu’rid anhum felen yadurrûke şey-ens ve-in hakemte fahkum beynehum bilkistic innaAllâhe yuhibbu-lmuksitîne 1. Ömer Çelik Meali Onlar, yalan ve iftirayı dinlemeye pek meraklı, haram yemeye çok düşkündürler. Şayet bir dâva için sana başvururlarsa, istersen aralarında hüküm ver, istersen onları kendi hallerine bırak. Müracaatlarını geri çevirdiğin takdirde sana hiçbir zarar veremezler. Ama hüküm verecek olursan, aralarında adâletle hükmet. Çünkü Allah, adâletli davrananları sever. 2. Diyanet Vakfı Meali Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet. Allah âdil olanları sever. 3. Diyanet İşleri Eski Meali Onlar yalana kulak verirler, haram yerler. Eğer sana gelirlerse aralarında hükmet, yahut onlardan yüz çevir; yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen aralarında adaletle hüküm ver. Allah adil olanları sever. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan, sana asla hiçbir zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah, âdil davrananları sever. 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Onlar, yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz Allah, adaletli davrananları sever. 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali Boyuna yalancılık için dinlerler, boyuna haram yerler, artık sana gelirlerse ister aralarında hukmet, ister kendilerinden yüz çevir, eğer yüz çevirirsen sana hiç bir zarar edemezler, şayed hukmedersen aralarında adaletle hukmet, çünkü Allah adalet edenleri sever 7. Hasan Basri Çantay Meali Alabildiğine yalanı dinleyenler, haram yiyenlerdir onlar. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Şayet kendilerinden yüz çevirirsen sana hiç bir şeyle zarar yapamazlar, Eğer hükmedersen aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah adalet saahiblerini sever. 8. Hayrat Neşriyat Meali Onlar o münâfıklar ve yahudiler yalancılık etmek için can kulağıyla dinleyenler,ve rüşvet alıp dâimâ haram yiyenlerdir. Fakat sana gelirlerse, artık aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir! Şâyet onlardan yüz çevirirsen, o takdirde sana aslâ hiçbir zarar veremezler. Ama hüküm verirsen, artık aralarında adâletle hükmet! Çünki Allah, adâletli olanları sever. 9. Ali Fikri Yavuz Meali Onlar boyuna yalancılık için dinlerler, boyuna haram yerler. Eğer aralarında hüküm vermek için sana gelirlerse, ister aralarında hükmet, ister kendilerinden yüz çevir; eğer yüz çevirirsen, sana hiç bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen, aralarında adâletle hüküm ver. Çünkü Allah, adâlet sahiblerini sever. 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Onlar yalanı ziyâdesiyle dinleyicilerdir. Haram olanı da pek çok yiyicilerdir. Artık sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Ve eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiç bir şey ile zarar veremezler ve eğer hükmedersen aralarında adâletle hükmet. Şüphe yok ki Allah Teâlâ adâlette bulunanları sever. 11. Ümit Şimşek Meali Onlar yalan dinleyici, haram yiyicidirler. Sana gelecek olurlarsa, ister aralarında hükmünü ver, istersen onlardan yüz çevir. Yüz çevirdiğin takdirde sana hiçbir zarar veremezler. Ama hüküm verecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah âdil olanları sever. 12. Yusuf Ali English Meali They are fond of listening to falsehood, of devouring anything forbidden. If they do come to thee, either judge between them, or decline to interfere. If thou decline, they cannot hurt thee in the least. If thou judge, judge in equity between them. For Allah loveth those who judge in equity. Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Mâide Sûresi 42. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.
Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Semmâ’ûne lilkeżibi ekkâlûne lissuhtic fe-in câûke fahkum beynehum ev a’rid anhums ve-in tu’rid anhum felen yadurrûke şey-ens ve-in hakemte fahkum beynehum bilkistic innaAllâhe yuhibbu-lmuksitîneOnlar, yalan söylemek için boyuna dinlerler, haramı ve rüşveti de boyuna yerler. Sana gelirlerse aralarında hüküm ver, yahut da yüz çevir onlardan. Yüz çevirirsen, kesin olarak sana hiçbir zarar veremez onlar ve eğer hüküm verirsen, aralarında, adaletle hüküm ver, şüphe yok ki Allah, adalet sahiplerini sever. O Yahudi inkârcılar ve Müslüman geçinen münafıklar ki; yalana ve Din adına uydurma safsatalara çokça ve sıkça kulak verenler ve nasıl kazanıldığına bakmayıp haramı ve haksız kazancı doyumsuzca yiyenlerdir. Şayet hakemlik yapman için Sana gelirlerse ister aralarında adaletle ve kendi kitaplarına göre hükmet veya onlardan yüz çevir Sen bilirsin. Eğer onlardan yüz çevirip ilgilenmezsen kesinlikle ve hiçbir şekilde Sana zarar veremeyeceklerdir. Aralarında hükmedecek olursan da adaletle karar vermelisin. Şüphesiz Allah adil dengeli ve gerekli şekilde hüküm verenleri sever hayra ve huzura eriştirir.Onlar her türlü yalanı, can kulağıyla dinleyenler ve kötü olan herşeyi de, aç gözlülükle yutanlardır. Öyleyse bir karar vermen için sana gelirlerse, ister onlar arasında karar verirsin, ister kendilerinden yüz çevirirsin. Eğer onları kendi hallerine bırakırsan, sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama onlar hakkında bir karar vereceksen, adaletle karar ver. Allah adil davrananları takipçilerinden hâkimler ve idareciler de hep yalana kulak verip benimserler. Durmadan köklerini kurutan, insânî değer bırakmayan haramı, rüşveti yerler. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onların faaliyetlerine karşı tedbir alarak ilgilenme. Eğer onların faaliyetlerine karşı tedbir alırsan hiçbir şekilde sana zarar veremezler. Eğer onlar senin idaren altında bulunur, aralarında hüküm verme, yargı ve icra yetkisi kullanma durumunda kalırsan, sosyal adâleti, sosyal güvenliği, refah payının dengeli dağıtımını esas alarak, adâleti uygulayarak hüküm ver. Allah adâleti yerine getirerek düzen sağlayanları yalana kulak verir, haram yerler. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer kendilerinden yüz çevirirsen sana hiç bir zarar dokunduramazlar. Eğer hüküm verirsen aralarında adaletle hüküm ver. Allah adaletli davrananları yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiç bir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedecek olursan adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri boyuna yalancılık için dinlerler, boyuna haram yerler. Eğer aralarında hüküm vermek için sana gelirlerse, ister aralarında hükmet, ister kendilerinden yüz çevir; eğer yüz çevirirsen, sana hiç bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen, aralarında adâletle hüküm ver. Çünkü Allah, adâlet sahiblerini propaganda için casusluk yaparlar. Bereketsiz mal olan rüşvet ve faiz yerler. Eğer yargılanmak için sana gelirlerse, onlara hakem ol veya vazgeç. Onlardan vazgeçersen, onlar sana zarar verecek değiller. Eğer hakemlik yaparsan, adaletle hüküm ver. Şüphesiz Allah, adaletle hüküm verenleri yalanı can kulağı ile dinlerler; haramı tıka basa yerler. Sana geldiklerinde, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama aralarında hükmedersen, adâletle hükmet! Allah, âdil davrananları söze kulak veren, haram yiyen onlardır, onlar sana gelirlerse, hükmet aralarında, ya da onlardan yüz çeviresin, yüz dönerlerse, sana zararları dokunmaz, hükmedersen adaletle hükmeyle, Allah sever âdil olanlarıOnlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan, sana asla hiçbir zarar veremezler. Ama eğer hükmedecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah, âdil davrananları sever.“Onlar yalanı çok dinleyenlerdir” ifadesi, onların yalanı bir hayat tarzı olarak gördüğünü ve bu olgunun onların ahlakının bir parçası olduğunu anlatı... Devamı..Yalanları istimâ’ idiyorlar. Ve memnû’ olan yemekleri arayorlar sana mürâca’at iderler ise beynlerini fasl it yâhud ictinâb it eğer ictinâb ider isen sana hiç bir şeyde zararları dokunmaz eğer muhâkemelerinin ru’yetini der’uhde ider isen ’adâletle hükm it zîrâ Allâh ’âdilâne hükm idenleri yalana kulak verirler, haram yerler. Eğer sana gelirlerse aralarında hükmet, yahut onlardan yüz çevir; yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen aralarında adaletle hüküm ver. Allah adil olanları yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan, sana asla hiçbir zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah, âdil davrananları yalana kulak verir, durmadan haram yerler. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet. Allah âdil olanları sever. Hz. Peygamber’in hakimlik ve hakemliğini kabul edip etmemekte ehl-i kitap muhayyer oldukları gibi adlî muhtariyet Resûlullah da bunu kabul e... Devamı..Yalana kulak veriyor, yasadışı yoldan yiyorlar. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, istersen yüz çevir. Onlardan yüz çevirdiğin taktirde sana hiç bir zarar veremezler. Hüküm verirsen, aralarında adaletle hüküm ver. ALLAH adaletli olanları yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz Allah, adaletli davrananları yalancılık için dinlerler, boyuna haram yerler, artık sana gelirlerse ister aralarında hukmet, ister kendilerinden yüz çevir, eğer yüz çevirirsen sana hiç bir zarar edemezler, şayed hukmedersen aralarında adaletle hukmet, çünkü Allah adalet edenleri severYalan uydurmak için can kulağı ile dinlerler ve sürekli suhtla¹ geçinirler. Eğer hüküm vermen için sana gelirlerse, aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında hakkaniyetle hüküm ver. Kuşkusuz, Allah, hakkaniyetli olanları sever. 1- Suht haram kazanç, meşru olmayan kazançların tamamı, her türlü yolsuzluk. Alabildiğine yalanı dinleyenler, haram yiyenlerdir onlar. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Şayet kendilerinden yüz çevirirsen sana hiç bir şeyle zarar yapamazlar, Eğer hükmedersen aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah adalet saahiblerini o münâfıklar ve yahudiler yalancılık etmek için can kulağıyla dinleyenler,ve rüşvet alıp dâimâ haram yiyenlerdir. Fakat sana gelirlerse, artık aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir! Şâyet onlardan yüz çevirirsen, o takdirde sana aslâ hiçbir zarar veremezler. Ama hüküm verirsen, artık aralarında adâletle hükmet! Çünki Allah, adâletli olanları sever.11Rivâyetlere göre Resûlullah asm önceleri, hakemlik için kendisine gelen ehl-i kitab hakkında hüküm verip vermeme husûsunda serbest bırakılmıştı. ... Devamı..Onlar yalan olan her sözü dinliyorlar ve helal haram demeden ne bulurlarsa aç gözlülükle yiyorlar. Eğer sana hüküm vermen için gelirlerse, istersen hüküm ver veya hüküm verme geri çevir. Eğer onlara hakemlik yapmaktan vazgeçersen, onlar sana hiçbir zarar veremezler. Onlar arasında hüküm verirken de adalet ile dengeyi gözeterek hüküm ver. Allah adil, dengeli davrananları yalana kulak asıcı, haram yiyici kimselerdir. Eğer onlar sana gelecek olularsa onların aralarını yargılarsın, ya da onlardan yüz çevirirsin. Eğer yüz çevirecek olursan, sana hiçbir zararları dokunamaz. Eğer aralarını yargılarsan doğrulukla yargıla. Gerçekten Allah doğruları yalana kulak asanlar, haram mal yiyenlerdir [¹]. Eğer sana gelirlerse [²] aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir [³]. Eğer onlardan yüz çevirirsen onlar sana hiçbir zarar veremezler. Şayet aralarında hükmedersen insaf ile hükmet, Allah insaf edenleri sever.[1] Öyle haram mal ki onda bereket bulunmaz, o mal ân mucip olur. Ele geçmesini gizlemeğe mecbur olur.[2] Hükmüne müracaat ederlerse.[3] Yani onlar ha... Devamı..Onlar yalana kulak verirler ve haramı da sömürürler [suht]. Eğer sana gelirlerse; ister aralarında hüküm ver, istersen onlardan yüz çevir/kendi hâllerine bırak. Eğer onlardan yüz çevirirsen/kendi hâllerine bırakırsan, sana hiçbir zarar veremezler; eğer hüküm verecek olursan, o zaman da aralarında adaletle hüküm ver. Çünkü Allah adil davrananları yalana kulak verirler, haram yerler. O halde eğer sana gelirlerse aralarında hükmet yahut onlardan yüz çevir. Yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen aralarında adaletle hüküm ver. Allah adil olanları doğru sözden hoşlanmaz, her türlü yalana kulak verirler, haram yemeye de pek düşkündürler. Eğer bu tür insanlar, aralarında hakemlik etmen için sana gelirlerse serbestsin; ister aralarında hüküm ver, ister onları kendi başlarına bırak, ne hâlleri varsa görsünler. Eğer haklarında hükmetmekten kaçınarak onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Yani bu yüzden günaha girmiş olmazsın. Fakat aralarında hükmedeceğin zaman, adâletle hüküm ver! Kuşkusuz Allah, âdil davrananları sever. Gerçi bu Yahudiler, hiçbir zaman Allah’ın hükmüne boyun eğmeye yanaşmazlarHaram’ı yiyici, Yalan’ı işiticidirler. Sana geldiklerinde onların arasında hüküm ver veya onlardan yüz çevir! Yüz çevirdiğinde sana asla zarar veremeyeceklerdir. Hüküm verdiğinde onların arasında “Tam Adalet” ile hüküm ver! Allah, Tam Adaletliler’i yatıp yalanla kalkanlar, habire kirli para yiyenler sana başvururlarsa, ya aralarında hakemlik yapar, ya da yapmazsın. Hakemliği kabul etmezsen, sana herhangi bir zarar veremeyeceklerdir. Eğer hakemlik yaparsan, o zaman aralarında hakça karar ver. Çünkü Allah, hak gözetenleri edilecekler yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan sana asla zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan aralarında adaletle hükmet! Çünkü Allah âdil davrananları sever. Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver; ister onlardan yüz çevir! Onlardan yüz çevirirsen sana asla zarar veremezler. Hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet! Şüphesiz ki Allah adil olanları sever. [*]Benzer mesajlar Nisâ 4135; Mâide 58; Enâm 6152; Nahl 1690; Hucurât 499; Mümtehine 60 sadece yalana kulak verirler ve hep haram¹ yerler. Ey Muhammed! Eğer onlar sana fetva sormak için gelirlerse ister aralarında hüküm ver, istersen onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Yok, eğer aralarında hükmedersen, adaletle hükmet. Şüphesiz Allah, adaletli davrananları Suht Bir şeyin kökünü kazımak demektir. Bereketi olmaması ve sahibini perişan etmesinden dolayı mecâzen haram/gayr-ı meşru kazanç için kullanılır. ... Devamı..onlar, her türlü yalanı can kulağıyla dinleyenler, kötü olan her şeyi aç gözlülükle yutanlardır! ⁵⁴ Öyleyse [bir karar vermen için] sana gelirlerse ⁵⁵ ister onlar arasında karar verirsin, ister kendi hallerine bırakırsın Çünkü eğer onları kendi hallerine bırakırsan sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama eğer bir karar verirsen, onlar arasında adaletle karar ver ⁵⁶ Allah adil davrananları Suht ismi, sehate, “[bir şeyi] tamamen yok etti” fiilinden türetilmiştir ve öncelikle “yıkıma götüren herhangi bir fiilde bulunma”yı gösterir, çünk... Devamı..Onlar, yalana bolca kulak verenler, haram yemeye de pek düşkün olanlardır. Eğer onlar, sana bir dava için başvururlarsa; ister aralarında hüküm ver, istersen hüküm verme! Onların davasına bakmazsan, sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Eğer hüküm verecek olursan aralarında adaletle hükmet! Zira Allah, adaleti gerçekleştirenleri sever. 3/21, 4/58, 5/8, 6/152, 7/29, 16/90, 70/33Onlar yalana kulak kesilir, haram[⁹²⁷] adına ne varsa ona yumulurlar.[⁹²⁸] İmdi eğer sana başvururlarsa; ister aralarında hüküm ver, ister onları kendi hâllerine bırak.[⁹²⁹] Zira eğer onları kendi hâllerine bırakacak olursan, sana hiçbir zarar veremezler. Ama eğer hüküm verecek olursan aralarında adâletle hükmet çünkü Allah’ın âdil olanları sever.[927] es-Suht, yiyenin iflah olmadığı haram mal. [928] Bu âyet, kişinin yedikleriyle söylemleri arasındaki doğrudan ilişkiyi dile getirir. Yalan sö... Devamı..Onlar yalanı ziyâdesiyle dinleyicilerdir. Haram olanı da pek çok yiyicilerdir. Artık sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Ve eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiç bir şey ile zarar veremezler ve eğer hükmedersen aralarında adâletle hükmet. Şüphe yok ki Allah Teâlâ adâlette bulunanları dinlemeye çok meraklı, haram yemeye pek düşkündürler. Sana gelirlerse ister aralarında hükmet, istersen hükmetmekten geri dur! Geri durursan onlar sana asla bir zarar veremezler. Şayet hükmedersen, aralarında adaletle hükmet! Çünkü Allah âdilleri sever. {KM, Çıkış 23, 8; Tesniye 16, 19; 27, 25}Haram, yani rüşvet yiyenler, rüşvete göre hüküm veren Yahudi hakim ve fakîhleridir. Hayber Yahudilerinden soylu bir kadınla erkek zina etmişlerdi. Tev... Devamı..Yalana kulak verirler, haram yerler. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir; eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hüküm ver. Çünkü Allah, adalet yapanları yalan uydırmak ve iftirâ itmek içün kelâmını dinlerler. Rüşvet ve harâm yerler. Eğer hüküm istemek içün sana gelirlerse aralarında hüküm it ve yâhud i'râz idüb yüz çevir. İ'râz iylediğin takdîrde sana bir zarar idemezler. Eğer hüküm ider isen aralarında 'adl ile hükm it. Allâh 'âdil olanları için kulak kesilir, boyuna haram yerler. Sana başvururlarsa ister aralarında hakem ol, ister ilgilenme. Onlarla ilgilenmezsen sana bir zarar veremezler. Eğer hakem olursan aralarında hakça hüküm ver. Allah, hakka uygun adil davrananları yalana kulak verenler, haram yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirirsen, sana hiç bir zarar veremezler, eğer hüküm verirsen aralarında adaletle hükmet. Allah adil olanları yalan dinleyici, haram yiyicidirler. Sana gelecek olurlarsa, ister aralarında hükmünü ver, istersen onlardan yüz çevir. Yüz çevirdiğin takdirde sana hiçbir zarar veremezler. Ama hüküm verecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah âdil olanları iyice kulak verirler, haramı tıka-basa yerler. Sana geldiklerinde, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama aralarında hükmedersen, adaletle hükmet. Allah, adaletle hükmedenleri/adaleti ayakta tutanları yalanı ya'nį yalan yiyicilerdür ḥarāmı ya'nį rişvet. pes eger geleler saña pes hükm eyle aralarında yā yüzdöndür anlardan daħı eger yüz döndürürseñ anlardan hergiz ziyān değürmeyeler saña nesene daħı eger hükm eyleyeseñ hükm eyle aralarında 'adl-ıla bayıķ Tañrı sever 'adl işidicilerdür yalanı, yiyicilerdür ḥarāmı. Eger gelse saña ḥükmeyle aralarında ḥaḳḳ‐ıla, yā yüz ḳaytar anlardan. Eger yüz ḳaytarsañ anlar‐dan saña hīç ziyān idemezler bir nesne‐y‐ile daḫı. Eger ḥükm eyleseñ ḥükmeyle ortalarında adl‐ile. Taḥḳīḳ Tañrı Taālā sever adl yalana qulaq asanlar və haram yeyənlərdir. Əgər yanına gəlsələr, aralarında hökm et və ya onlardan üz çevir. Əgər onlardan üz döndərsən, sənə heç bir zərər verə bilməzlər. Əgər aralarında hökm etsən, ədalətlə hökm et. Allah ədalət sahiblərini sevər!Listeners for the sake of falsehood! Greedy for illicit gain! If then they have recourse unto thee Muhammad judge between them or disclaim jurisdiction. If thou disclaimest jurisdiction, then they cannot harm thee at all. But if thou judgest, judge between them with equity. Lo! Allah loveth the equitable.They are fond of listening to falsehood, of devouring747 anything forbidden. If they do come to thee, either judge between them, or decline to interfere.748 If thou decline, they cannot hurt thee in the least. If thou judge, judge in equity between them. For Allah loveth those who judge in Devouring anything forbidden both in a literal and in a figurative sense. In the figurative sense, it would be the taking of usury or bribes, or... Devamı..
maide suresi 41 ve 42 ayet meali